Muharrem Ayına Özel

Safer ayına girdiğimiz şu günlerde hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayını da geride bıraktık. Muharrem ayının benim için ayrı bir değeri ve önemi var. Kendimi dinleme, geçmiş yılı gözden geçirme, eksiklerimi-kusurlarımı farketme, düzeltmek için söz verme, özüme doğru yönelme vesilesi benim için. Yepyeni hedefler, kişisel hayat planı gibi etkinliklerimi de bu ayda gerçekleştiriyorum.

Bu ayın benim için bir güzelliği daha var ki, o da tatlıların şahı “aşure”.  Çok seviyorum gerçekten. Geçen sene yapmaya niyetlenmiştim ama annemler  iki koca kavanoz aşure gönderince yapmaktan vazgeçmiştim. İki kişiyiz sonuçta, kim yiyecek o kadar aşureyi!

Bu sene ise öyle doyasıya aşure yemek nasip olmadı. Bu yüzden iş başa düştü. Muharrem ayının başında kardeşimin düğünü olduğundan sonuna doğru yaparım diye niyetlenmiştim. Eşim de “aşure yapalım mı” diye sorunca, haydi yapalım diyerek sıvadım kolları. Kısmet son haftasınaymış.

Benim gibi düşünenler var mı bilmem ama nedense aşureyi Muharrem ayı dışında başka bir zaman yediğimde bana aynı keyfi vermiyor.

Yapımı da meğer hiç gözümde büyüttüğüm kadar zor değilmiş. Aksine  kolaymış. Oturup aşure tarifi vermek niyetinde değilim. İnternette yüzlerce var. Ben ise tarifi dünyanın en güzel aşuresini yapan kişi diye tanımladığım annemden aldım. Bu nedenle gerçekten tadı güzel oldu.

En güzel anı ise aşuremiz piştiğinde Ebubekirle birlikte kapağını kapatıp okuduğumuz salavatlar ve tekbirlerdi. Sanırım lezzetini oğluma borçluyuz. 🙂

Bir de bu aşurenin bana özel bir anlamı daha var ki… O da sır! 🙂

 

 

3 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir