Ölüm Çantası

 

Yazımın başlığına bakıp da fikir yürütenleriniz var mı? En son izlediğim korku filmi hakkında mı yazacağım? Yoksa Müge Anlı’nın  programında yayınlanan bir cinayet mi etkilemiş olabilir beni?

Yok yok.. O kadar cesur değilim ben… Ne işkence sahneleri ne de seri katil hikayeleri pek bana göre değil. Ne izleyebiliyor, ne de dayanabiliyorum… Başkalarının ölüm hikayelerinden ziyade kendi ölüm hikayem beni daha çok ilgilendiriyor.

Bir mü’minin en büyük dualarından biri de “hayırlı bir ömür, hayırlı bir ölüm” dilemektir.

Ali İmran suresi 78. ayette Rabbimiz şöyle buyuruyor;

Nerede olursanız olun ölüm sizi yakalar; titizlikle korunan muhkem/sağlam kaleler içinde olsanız bile!”

Evet. Ölüm gerçeğini çoğu zaman unutuyoruz. Peki nasıl oluyor da gerçekliğinden adımız kadar emin olduğumuz bir şeye bu kadar kayıtsız kalabiliyoruz? Ölüm düşüncesi gün içinde  meşgul ediyor mu beynimizi? Uzun zamandır almayı düşündüğümüz elbise mi daha çok hatrımıza geliyor yoksa? Fenerbahçenin sonunu kendi sonumuzdan daha çok düşünüyorsak vay halimize…

Gitmeye niyet ettğimiz ama gidip gidemeyeceğimizden emin olamadığımız basit yolculuklar için bile  ne hazırlıklar yapıyoruz öyle değil mi? Bir valiz hazırlamaya niyet ediyoruz; “aman şunu da koyalım, bunu da koyalım, belki lazım olur, ne olur ne olmaz…”

Peki ya yaşayacağımıza yüzde yüz emin olduğumuz ölüm yolculuğuna hazır mıyız?

Haberiniz var mı yok mu bilmiyorum ama hepimizin yanı başında bizden habersiz hazırlanan bir ölüm çantası var. Her birimiz farklı farklı şeylerle dolduruyoruz içini. Luzumlu luzumsuz bir sürü şey… Bu çanta günün birinde açılacak ve içindekiler gün yüzüne çıkacak…

Cuma suresi 8. ayette şöyle buyruluyor;

 De ki: “Sizin hakikaten kendisinden kaçtığınız(ı zannettiğiniz) ölüm var ya, kesinlikle o, sizi gelip bulacak, sonra (hepiniz) gizliyi de, âşikârı da bilen (Allah’)a döndürüleceksiniz. O, yapmakta olduğunuz şeyleri size haber verecektir.”

Bu ayetin muhatabı olan Sen! Çantanı açmaya cesaretin var mı?

En yakın arkadaşına, eşine, dostuna bile açamayacağın çantanı yarın bir gün Rabbine nasıl açacaksın?

Önce kendime sonra da siz değerli okuyuculara demem o ki;

Bu yazılanları okuyabiliyorsan şanslı say kendini. Henüz ölmemişsin demektir. Hala bir şansın daha var.

Vakit saat gelmeden, silkelen!  Çantaya yeniden bir göz at! Daha vakit varken herşeye yeniden başla! Tevbe istiğfar ile resetle kendini!

Hala hiçbirşey için geç değil!

 

 

not: görsel internetten alıntıdır.


 

 

2 cevaplar
  1. kirazzade
    kirazzade says:

    Melis, yazın fena vurdu beni. Allah razı olsun. Ölüm çantalarımızı açınca içinden mis gibi gül kokuları gelsin inşallah. Kirden pislikten uzak olsun inşallah.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir