İlk Görüşte Aşk

 

 

Başka hangi sözcüklerle anlatabilirim bilmiyorum. Duygularıma en iyi şu üç kelime tercüman oluyor:

“İlk görüşte aşk”

Hani görür görmez vurulursun… Dilin tutulur konuşamazsın… Bakmaya doyamaz, gözünü  alamazsın…

Temmuz 2009… 1 yıllık çiçeği burnunda evliyim. Bir gün televizyonda Kabe’yi gördüm eşimle otururken. “Çok istiyorum gitmeyi” dedim. “Gidelim öyleyse” dedi.. “Gerçekten mi?” dedim. “Evet” dedi.. Beni o an öyle mutlu etti ki… Benim diğer yarım, eksik yanım… Tamamladı beni her zaman olduğu gibi..

İkimizin de ilk gidişi olacaktı. Rabbim nasib etti evlilik yıldönümümüze denk geldi ilk umremiz.  İkimizde heyecanlıydık, kitaplar almıştık hac ve umreyle ilgili… Okuduk, okuduk.  Uçağımız Türkiye’den hareket edip de 3 saat sonra kutsal topraklara vardığımızda bir şimşek çakmıştı beynimde . “Bu kadar mı? Bu kadar kolay mıydı? Geldik mi yani?” Ulaşılmazlar gözünde büyür ya insanın. Gözümde büyümesi değil de  Onu ulaşılmaz kılmama hayıflandım o an… Ulaşılabilir, O isterse, dilerse, “ol” derse olur.

Medine’de 6 gün kaldık.. Medine’den Mekke’ye geçişimiz hüzünlü ama bir o kadar da heyecan vericiydi. Efendimiz’den (şimdilik) ayrılıyoruz diye üzülüyor ama Beytullah’a gideceğimiz için de içimiz içimize sığmıyordu… O zamana kadar hep televizyondan ve fotoğraflardan görmüştüm Kabe’yi.. Hani evlerimizde duvarlarımızı süsleyen çerçeveli Kabe fotoğrafları vardır ya işte onlara bakan, oranın hasretiyle yanan bir annenin evladı olarak büyüdüm ben…

Harem-i Şerif’e vardığımızda çok heyecanlıydım… Sürekli gülümsüyordum mutluluktan. Kabe’yi ilk gördüğünde edilen dualar kabul olurmuş ya “Yere bakın” dedi grubumuzu yönlendiren hoca, yaklaşınca ben size söyleyeceğim”. Böyle demesinin nedeni Harem’e girdiğinizde biraz ilerledikten sonra bir çok açıdan Kabe’nin görülebilmesi. “İçinizden edeceğiniz duayı hazırlayın” dediler. Duam çoktan hazırdı benim… Yere bakıyordum. Gözüm arada ilerilere kayıyordu ama hemen bakışlarımı çeviriyordum.. İnsanoğlu ne meraklı…

Yatsı namazı eda ediliyordu o an. Bu sebeple ikinci kata çıkacağımızı ve oradan göreceğimizi söylediler. . Ben bunu duyunca o kadar üzüldüm ki anlatamam. “Aşağıya inelim, aşağıdan görelim” diye ısrar etsem de namaz vakti olduğu için bunun mümkün olmayacağını söylediler. Neden bu kadar ısrar ettim onu da açıklıyım hemen; Kabe’yi benden önce görenler bana ağız birliği etmiş gibi hep şöyle bahsetmişlerdi.. “Yaklaşacaksın, bir de başını kaldıracaksın ki bütün heybetiyle Kabe karşında  duracak!” Allah’ım ben göremeyecek miyin onlar gibi? İkinci kattan nasıl görünecek şimdi?

Kafamda bu ve benzeri sorularla başımız yerde balkon kısmına doğru yaklaştık.  Hoca “şimdi bakabilirsiniz” dediğinde, balkon kısmının tam da eteğinde duruyordum. İkinci katta Kabe’ye sıfır bir balkon vardır, önünde kubbeleri olmayan taraf. İşte tam oradaydım. Başımı kaldırıp Kabe’yi gördüğümde gördüğüm manzara karşısında dilim tutulmuştu adeta…

Gece.. Harem ışıl ışıl… Ortada simsiyah örtüsüyle Kabe inci gibi… Pırıl pırıl… Hiçbir benzetmenin yakışamayacağı kadar mükemmel! Etrafında sarmaladığı görüp göreceğiniz en güzel görüntüyü oluşturan insanlar sanki bir nehir gibi aynı yöne akıyorlar…

İnsanın göğsü nefes alıp verirken nasıl kalkıp iniyorsa sanki Kabe de aynı şekilde nefes alıp veriyor.. Sanki bana “hoşgeldin” diyor… Sanki beni kucaklıyor.. Bu düşünceler ilk saniyelerde aklımdan geçenler. Dilim, beynim, mantığım, bütün azalarım tutulmuş durumda… Sonra duyguların boşalma anı ve ardından ilk edilen dua.. “Rabbim bundan önce ettiğim ve bundan sonra deceğim bütün duaları hayırlısı ile kabul et”

Ardından ilk tavaf. Tavaf boyunca Kabe’nin nefes alıp verişini görüyordum sanki… Unutamam… Rabbim unutturmasın inşallah…

Bunun adı ilk görüşte aşk olmaz da ne olur…

Rabbim nasib etti 15 gün kadar önce de ailecek ve bu sefer iki kişi değil, 3 kişi, oğlumuz Ebubekir Esad’la birlikte ikinci umremizi gerçekleştirdik. Rabbim gitmek isteyip de gidemeyenlere, gitmek istemeyi bilmeyenlere hatta gitmek istemeyenlere bile oralara gitmeyi nasib etsin. Çünkü onların istememeleri bilmediklerinden… Bilselerdi isterlerdi… Bilselerdi istemeyi isterlerdi….

Dua ile…

 

Not: Görsel internetten alıntıdır.

 

 

 

 

 

 

7 cevaplar
  1. rehnuma
    rehnuma says:

    Hakikaten dediğin gibi, bu genç yaşınızda 2 kere gidebilmeniz ne kadar güzel. Rabbim herkese tekrar tekrar gidebilmeyi nasib etsin inşAllah 🙂

    Cevapla
  2. Hafsa
    Hafsa says:

    Canım arkadaşım; “O an” ki duygularına katılmamak mümkün değil. Şimdi şunu daha iyi anlıyorum. Orada olmak ve orayı yaşamak “kul” kavramını daha iyi idrak etmemizi sağlıyor ve hiç bir zaman unutmadan yaşamak gerekiyor. Bunun içinde tekrar tekrar görmeyi arzu ediyor insan.☺ Yine nasib olur,yine,yine inş. Cümle İslam alemine…

    Cevapla
    • melisozgur
      melisozgur says:

      amin Hafsa’cığım amin, imşallah… Kulluk bilincini yitirmeden tekrar, tekrar, tekrar.. sonsuza kadar…

      Cevapla
  3. seyhan elöver
    seyhan elöver says:

    melisciğim ne kadar güzel anlatmışsın kuş olup uçasım geldi şu mübarek günde kabeye….Rabbim sana tekrar tekrar gitmeyi bizede nacizane o ilk görüşte aşkı tez zamanda hayırlısı ile inşaallah yaşatsın.dua ile.

    Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir