İki Yaş Mucizesi Belirtileri

 

4 ay kadar sonra 2 yaşına girecek inşallah Ebubekir. Yalnız “iki yaş mucizesi” dönemi de pat diye doğum gününde başlamıyor tabi.. Bu döneme girdiğimiz apaçık ortada.

1 ay kadar önce kendini adım adım göstermeye başladı diyebilirim. Benim ve babasının eşyalarını kullanmak istemesi bunun kanıtlarından sadece biri. Benim ev terliklerimi giyiyor ayağına. Mama sandalyesinde değil de bizim gibi normal sandalyede oturmak istiyor zaman zaman. Biz ne yaparsak aynısını taklid ediyor. Babası telefonla nasıl konuşuyorsa onun taklidini yapıyor peşinden elinde telefon varmışcasına. Parfümlerimizden sıkıp ellerine krem sürmek istiyor. Ben yemek yaparken çorbayı karıştırmak istiyor. Işıkları kendi kapatıp açmak istiyor.Asansörde düğmeye kendi basmak istiyor. Bazen işi ilerletip şöför koltuğuna oturup arabayı kendi kullanmak istiyor 🙂 Bunun gibi bir sürü örnek. Onun masumane isteklerine “hayır” demiyoruz tabi. Biliyoruz ki o sadece “büyüme” ve”birey” olma çabasında.

Bu dönemde ona destek olmak için zaman zaman bazı görevler vermeye başladık. Örneğin ben bulaşık makinesini yerleştirirken eğer istiyorsa birlikte yerleştiriyoruz. O bana uzatıyor, ben alıp yerine koyuyorum. Sofrayı kurarken “bu çatal babanın, babanın tabağının yanına koy bakalım” deyince hemen koyuyor. Böylece birlikte sofrayı hazırlıyoruz. Cam bardak, çatal, bıçak zarar verecek diye ödüm kopuyordu önceleri. Aman düşürmesin, aman bir yerine birşey olmasın. Şimdi ise “o istediği için” biz yanındayken ama müdehale etmeden birçok şeyi kendi yapmasına izin veriyoruz. Korkuyu değil cesareti modellemeliyiz diye düşünüyorum. Tabi dozunda olmak kaydoyla.

Bunlar işin masumane kısmı tabi. Bir de bu dağın görünmeyen yüzü var 🙂 İstediği olmayınca geçirdiği ağlama krizleri, kendini yerden yere vurmalar. Çok şükür şimdiye kadar birkaç kez yaşadık belki ama gerçekten çok zormuş. Onu ağlarken o halde görünce “bu numaralarını bana yutturamazsın arkadaş” diye geçiriyorsunuz önce içinizden ama bir süre sonra anne yüreği dayanamayacak raddeye geliyor. Sabrettim tabi. Ağlayarak istediğini elde edeceğine inanan bir çocuk olsun istemiyorum. İşte o an ne yapsanız olmuyor. Gidip sarılsam kabul etmiyor, söylediklerimi asla duymuyor (kendi bağırışından), asla sakinleşmiyor. Tek arzusu istediğini elde etmek.

Geçenlerde başımızdan şöyle bir olay geçti hatta; tv ünitesinin mıknatıslı dolaplarından birini açmış. Aslında o dolapları karıştırmaması gerektiğini biliyor. Kürdanlar da ön tarafta duruyordu. (benim hatam kabul ediyorum, bu olaydan sonra hemen kaldırdım) Almış eline birkaç tane. Bir baktım muzur muzur gülüyor. Ne yaptığının da farkında yani. “Verir misin onları bana anneciğim” dedim. Şimdilerde vermek istemediği şeyler için ellerini arkasına saklayıp “ve’mem! enim!” (vermem, benim) diyor. Ben isteyince aynen böyle söyledi. Onlar sana zarar verebilir vs. desem de dinlemedi. Dikkatini dağıtmaya çalıştım, olmadı. En sonunda yanına yaklaşıp almak istediğimi anlayınca kendini yerden yere atmaya başladı. Elinden aldım. Çünkü kendini yerden yere vururken de kürdanın nereye isabet edeceğine hiç dikkat etmiyordu. Ne babasını ne beni takmadı. En sonunda dikkatini başka yöne çekerek sakinleşmesini sağladık. Şimdilerde en zayıf tarafı İpad. “İpad’i açalım, bakalım” dediğimizde kalkıp İpad’i getirdi. Sevdiği oyunu açtı ve sakinleşti. Az önce o krizi geçiren o değilmiş gibi kahkahalarla oyununa yöneldi. Kürdan mürdan hikaye yani… 🙂

Böyle durumlarda en güzel ve en uygulanabilir yöntemin “dikkatini başka bir şeye yönlendirme” olduğunu anladım. Tabi çocuktan çocuğa değişir ama Ebubekirde en çok bu yöntem işe yarıyor.

Peki sizler neler yaşıyorsunuz çocuklarınızla? Ne gibi yöntemler izliyorsunuz?

Not: Bazen bana veya babasına sarılıp “ve’mem, enim!”  demesi yok mu, işte o an dünyalara değer! Bencillikse bencillik 🙂

4 cevaplar
  1. Kubra
    Kubra says:

    benzer seyleri biz de mesudeyle yasiyoruz 🙂 Ben de yaptiriyorum birseyler, sofra kurmaya yardim ediyor, bez torbasini cope atiyor, mutfakta ben yemek yaparken yanimda oturup muhabbet ederken istedigimde patatesleri veriyor tek tek 🙂 Internette de okumustum ev islerine ortak edin diye, oyle yapiyoruz biz de 🙂 Onceden elektrikli supurgeden deli gibi korkuyordu, simdi ben supururken o da beni taklit ediyor, bir de oyuncak supurge alirsak tam olcak 🙂
    Kriz aninda bizim silahimiz da camdan bakmak 🙂 Dikkati dagilinca unutuluyor ztn hersey 🙂
    Ebubekiri op benim icin 🙂

    Cevapla
  2. melisozgur
    melisozgur says:

    Ben de sizi merak ediyordum Kübracım. Camdan bakma olayı bizde de var. Dediğin gibi dikkatini dağıtmak yeterli oluyor. Hünerli ebeveynler olmak lazım. Çözemediğimde bende tükeniyorum çünkü.

    Cevapla
    • melisozgur
      melisozgur says:

      Hayrunnisacığım çok teşekkür ederim. Hayata güzel tarafından bakmaya çalışırım genelde. Beceremediğim zamanlar, dibe vurduğum zamanlar oluyor tabi. Madalyonun öbür yüzü diyoruz buna 🙂 İnşallah eşim ve oğlum da öyle düşünüyordur :)))

      Cevapla

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir